Başak Kenar
Editoryal
31 Ocak 2026

AB–Hindistan Anlaşması Türkiye İçin Bir Uyarı

Yazar Başak Kenar
Tüm Arşivi Gör

Hindistan, Avrupa Birliği arasında geçekleştirilen serbest ticaret anlaşması kapsamında, otomobillere uygulanan yüksek gümrük vergilerini kademeli olarak düşürmeye hazırlanıyor. Bugün yüzde 110’a kadar çıkan bu vergilerin, zaman içinde yüzde 10 seviyesine kadar indirilmesi gündemde.

Bu adım, Hindistan açısından sıradan bir düzenleme değil. Çünkü ülke, otomotiv sektörünü yıllardır yüksek vergilerle koruyan bir politika izliyor. İlk aşamada, fiyatı 15 bin euronun üzerindeki sınırlı sayıdaki Avrupa menşeli otomobil için vergilerin yüzde 40’a çekilmesi planlanıyor. Sonraki yıllarda ise bu oran kademeli olarak düşürülecek.

Bugün yıllık yaklaşık 4,4 milyon adetlik satışa sahip olan Hindistan otomobil pazarında Avrupalı markaların payı yüzde 4’ün altında. Pazarın büyük bölümü Japon Suzuki ile yerli markalar Tata ve Mahindra’nın kontrolünde. Yüksek vergiler, bugüne kadar bu tabloyu koruyan en önemli araçlardan biri oldu.

Ancak Hindistan bu açılımı kontrollü biçimde yürütüyor. İçten yanmalı motorlu araçlar için yıllık yaklaşık 200 bin adetlik bir kota öngörülürken, elektrikli araçlar bu düzenlemenin dışında tutuluyor. Elektrikli araçlarda vergi indiriminin en az beş yıl gündeme gelmemesi planlanıyor.

Bu gelişmeyi yalnızca Hindistan ve Avrupa açısından okumak yeterli değil. Asıl önemli soru, bunun Türkiye’yi nasıl etkileyeceği.

Türkiye, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği çerçevesinde uzun süredir ticaret yapıyor. Ancak AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına otomatik olarak dahil olmasa da doğrudan etkileniyor. AB–Hindistan anlaşması da bu durumun güncel örneklerinden biri.

Hindistan’dan gelen ürünlerin Avrupa pazarına daha düşük vergilerle girmesi, fiyat dengesini değiştiriyor. Bu ürünler pazarda daha uygun fiyatlarla yer bulurken, aynı pazara satış yapan Türk firmaları için rekabet şartları ağırlaşıyor. Türk firmaları ya fiyatlarını aşağı çekmek zorunda kalıyor ya da pazar payı kaybı riskiyle karşı karşıya kalıyor. Bu etki özellikle otomotiv ve yan sanayide daha net. Ortaya çıkan tablo, Gümrük Birliği’nin mevcut yapısının Türkiye açısından neden artık yeterli olmadığını açıkça ortaya koyuyor.

AB ile Hindistan arasında atılan bu adım, küresel ticarette dengelerin nasıl kurulduğunu gösteren çarpıcı bir örnek. Rekabet artık yalnızca üretim gücüyle değil, masada kurulan ilişkilerle şekilleniyor.

Başak Kenar

İhracat İthalat Danışmanı

Tüm Makaleleri Görüntüle