Türkiye’de tarım eğitiminin temelleri, sanıldığından çok daha eskiye, 1846 yılına uzanır. Osmanlı Devleti’nde modern tarım anlayışının yerleşmesi amacıyla kurulan Ziraat Talimhanesi, yalnızca bir eğitim kurumu değil; tarımın bilimle tanıştığı bir dönüm noktasıdır.
Ziraat Talimhanesi’nin kuruluşu, tarımın geleneksel yöntemlerle sürdürülemeyeceğinin fark edildiği bir döneme denk gelir. Verim düşüklüğü, üretim kayıpları ve artan nüfus baskısı, tarımda planlı ve bilimsel bir yaklaşımı zorunlu kılmıştır. Bu talimhane ile birlikte ilk kez toprak işleme, bitki yetiştirme ve tarımsal uygulamalar eğitimli insan gücü ile ele alınmaya başlanmıştır.
1846’da atılan bu adım, bugün “ziraat mühendisliği” olarak bildiğimiz mesleğin tarihsel temelidir. Ziraat Talimhanesi; Cumhuriyet döneminde açılan ziraat mekteplerine, fakültelere ve günümüzün modern tarım eğitim sistemine uzanan uzun bir zincirin ilk halkasıdır. Kısacası, bugünün ziraat mühendisleri yalnızca güncel sorunlarla değil, 180 yıla yaklaşan bir mesleki mirasla çalışmaktadır.
Bugün tarım; iklim değişikliği, kuraklık, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik gibi küresel sorunlarla karşı karşıyadır. 1846’da “bilgiyle üretim” fikri nasıl bir ihtiyaçtan doğduysa, bugün de ziraat mühendisliğine duyulan ihtiyaç aynı ölçüde hayati hale gelmiştir. Değişen sadece yöntemlerdir; toprağı bilimle koruma sorumluluğu aynıdır.
10 Ocak Ziraat Mühendisleri Günü, işte bu yüzden yalnızca bir meslek günü değil; 1846’da Ziraat Talimhanesi ile başlayan bir yolculuğun hatırlanmasıdır. Toprağın geleceğini düşünen, üretimi bilimle yönlendiren tüm ziraat mühendislerinin emeği, dün olduğu gibi bugün de bu ülkenin en sağlam temellerinden biridir.
1846’dan bugüne uzanan bu onurlu mirasın taşıyıcıları olan tüm ziraat mühendislerinin günü kutlu olsun.
Zehra Bilici
Toplumsal analizleri ve özgün bakış açısıyla ajansımızın vizyoner kalemlerinden biri.
Tüm Makaleleri Görüntüle