Ziraat Türkiye Kupası C Grubu ilk maçında, ezeli rakipler Fenerbahçe ve Beşiktaş karşı karşıya geldi. Yılın son derbisi, vasat bir mücadeleye sahne oldu ve siyah-beyazlılar, 90+1. dakikada gelen golle 2-1'lik galibiyetle sahadan ayrıldı.
Beşiktaş, deplasmanda Fenerbahçe'yi yenerek kupaya güçlü bir başlangıç yaptı.
Maçın hikayesi, tam bir derbi klasiği gibi değildi: pozisyon azlığı, tartışmalı kararlar ve son ana kadar süren basit hatalar derbi kalitesini düşürdü.
Beşiktaş, 33. dakikada Vaclav Cerny'nin şık vuruşuyla 1-0 öne geçti. Çek yıldız, Abraham'ın asistinde kaleci Tarık'a rağmen golle sonuçlandırdı ve siyah-beyazlı taraftarları coşturdu.
Fenerbahçe ise pes etmedi; 41. dakikada VAR incelemesi sonrası kazanılan penaltıyı Marco Asensio soğukkanlılıkla gole çevirdi ve ilk yarı 1-1 eşitlikle bitti.
İkinci yarıda sarı-lacivertliler baskıyı artırdı, Kerem Aktürkoğlu ve Bartuğ ile fırsatlar yakaladı ama Beşiktaş savunması direndi.
Tam her şey berabere bitecek derken, 90+1. dakikada sahneye yine Cerny çıktı! Rashica'nın pasında ceza sahasına giren Cerny, önünü boşaltıp uzak köşeye bir vuruş yaptı ve skoru 2-1'e getirdi.
Stadyumda şok, deplasman tribünlerinde ise bayram havasına döndü...
Bu galibiyet, Beşiktaş için altın değerinde. Sergen Yalçın'ın öğrencileri, ligdeki inişli çıkışlı performansın ardından kupada moral buldu.
Cezalı, sakat ve Afrika kupasında olan oyuncularının eksikliğine rağmen daha iyi mücadele eden Kartal, derbilerde ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Hatırlarsanız, sezonun lig maçında da benzer senaryolar yaşanmıştı; Fenerbahçe derbide geri dönüş yapmıştı ama bu sefer şans Beşiktaş'tandı.
Fenerbahçe cephesinde ise hayal kırıklığı hakim. Domenico Tedesco'nun takım için, önemli eksiklerimiz vardı bahanesine sığınmasın.
Sakat, cezalı oyuncuların birikiminin sezonunun ilk yarısının ara dönemine denk gelen artışı mı? Direkt Christmas tatiline çıkmak mı?
Her ne derseniz deyin, sahada olan futbolcular kadar teknik ekip de, Tedesco'da, sahada Şu veya bu şekilde bulunmayan oyuncular da sorumludurlar.
Bu maçın oynanacağı ortaya çıktıktan sonra futbolcular, maç takvimi nedeniyle ikna edilmeliydi ve kim sakat veya cezalı olursa olsun İstanbul'da kalmalıydı.
Bir takım şampiyonluk için savaşıyorsa bu hepten birlik olarak sergilenmeliydi.
Bu görev de Tedesco'ya düşerdi...
Fenerbahçe için her kupanın değerli olduğu anlatılamamışsa bu da başka bir sıkıntı demekti.
Elbette kimse kupaya puansız başlamak istemezdi. Ancak tavır, tutum ve davranış her şeyin başlangıcını belirlerdi.
Sarı-lacivertliler şimdi diğer grup maçlarına odaklanacak.
Beşiktaşlılar yeni yıla mutlu giriyor, Fenerbahçeliler ise "umutlu"
Türkiye Kupası'nda yol uzun, bakalım son gülen kim olacak?
*Maçın Yıldızı:* Vaclav Cerny – İki golle maça damga vurdu. Beşiktaş'ın derbi silahı olduğunu kanıtladı.
Tebrikler Beşiktaş, Toparlan Fenerbahçe...
Şimdi sözüm Tedesco'ya; bugün değil bir kaç maçtır Kerem'in form düşüklüğüne çare bulamadın?
Oğuz kesinlikle takım içi oyun disiplininden kopmuşa benziyor.
Osterwolde halen son adamken kayarak müdahalelerde bulunuyor ve hatasından kaçıncı gol geliyor. Ceza sahasında halen faul bilinmezliği yaşatıyor.
Mert Müldür vasat bir sol bek oyuncusuna dönüşmüş durumda.
Bartuğ beklediğimiz ilerlemeyi sağlayamadı.
İsmail halen basit pas hataları yapıyor neredeyse her maç bireysel hata tehlikesinin varoluş sıkıntısı çekiliyor.
Tarık ilk yarı Kale vuruşlarını 4 kez taca attı ve gol geldi. Özellikle yerden gelen düz vuruşlarını yediği basit gollerde çimlere zamanında yatamıyor ağır kalıyor.
Szymanski ise artık beni bırakında gideyim havasında. Ayrıca sevgili Tedesco maçın içerisinde ikici yarının başından itibaren kötü oyununa devam eden, pas veremeyen, top ezen, kaptıran, gol vuruşunda ağır kalan oyuncuyu zamanında taraftar ile inatlaşıp da oyunda tutmasaydın, 2.gol yenilmeyecekti.
Bu maçta oynayan As kadroda olmayan oyuncular fizik kondisyonu da, maç kondisyonu da düşüktü.
Fenerbahçe, Yedek yabancılarından zaten hiç verim alınamayacak halde, lakin takımı sırtlayacak, hırslandıracak, ligin-maçın-rakip oyuncuların analizini yapacak, arkadaşları ile birliğin çimento olacak Türk oyuncular da çok formsuz.
Yani Türk Mentor ve Koç olmaz ise hiç bir kupada başarı öngörülemeyecek kadar düşük ihtimalde.
Geldiğinden beri Nene, En Nesyri, Duran, Fred ,Archie Brown, Semedo dalgalı ritimde,
Takımda artık olmayan 2 İrfan Can, Becao, Cenk ve MertHakan ise faydası bu sezon hiç olmayacak veya satılacaklar listesinde.
Tek pozitif performans Ederson, Talisca, Levent, Asencio'da mevcut.
Ligin 2.yarısı yük dengeli binmez de devre arası 3-4 transfer girdi-çıktı yapılmazsa şampiyonluk uzak ihtimal kalır.
Tedesco'da herkes puana bakıyor lakin Galatasaray maçı ile birlikte kredisinin azaldığının farkında değil. İlk 2 puan kaybında töhmet altına girer,
Eğer taraftarı oyundan soğutur, takımı moral, motivasyon, taktik, kondisyon, yayılış, diziliş, kurgu, yakın blok organizasyonu, mental birlikteliğe ulaştıramazsa şimdiden söyleyebilirim ki hiç gelecek planları yapmasın.
Bu takımın başında durmak istiyor, seneye de devam etmekse niyeti;
Türkiye Lig Şampiyonluğu şart oğlu şart,
Türkiye Kupası şart kızı şart,
Avrupa Ligi'nde yarı Final Şart babam Şart'tır.
Bunlardan birincisi kesin olmakla birlikte diğerlerindeki hedefi ise ilk maddeye bağlı şartlı opsiyonelliktedir.
Kimse söylemediyse ben söyleyeyim.
Yedi Düvel ile kulüp yönetimi uğraşırken, başımıza türlü bireysel sorunlar yapay şekilde dahil edilmeye çalışılırken bir zahmet takımı makine mertebesinde çalıştıracaksın ki herkes seni alkışlayacak.
Yoksa ne sen bizi yor, ne biz kendimizi yoralım Sevgili Tedesco.
Tahammül Limitimiz yok ve şampiyonluk gelene kadar da olmayacak!!!
Benden söylemesi...
Cihan Fulser
Toplumsal analizleri ve özgün bakış açısıyla ajansımızın vizyoner kalemlerinden biri.
Tüm Makaleleri Görüntüle