Gelir bölüşümünün adaletsiz olduğu bir ülkede toplumsal huzursuzluğun olması kaçınılmazdır. Bu yüzden, gelir dağılımı eşitsizlikleri azaltma ve gelir düzeyi düşük kesimlerin gelirlerini ekonomik büyümeye paralel olarak arttırmak toplumsal barış için önemlidir. Literatürde ülkelerin ekonomik büyüme süreçlerinden gelir dağılımının ne yönde etkilendiği tespit etmek üzere birçok çalışmalar yapılmıştır.
Simon Kuznets tarafından 1955’ de yayınlanan “EconomicGrow and Income Inequality” adlı çalışmada ekonomik büyüme ve gelir dağılımı arasındaki ilişki sistematik olarak ilk defa ele alınmıştır. Bu çalışmasında Kuznets İngiltere, ABD ve Almanya’dan elde ettiği verileri kullanarak büyüme ile gelir dağılımı arasında nasıl bir ilişki olduğunu açıklamaktadır. Kuznets’ e göre büyümenin ilk aşamalarında kişi başı gelir arttıkça eşitsizlik belli süre ve belirli bir gelir seviyesinde sonra eşitsizlik azalmaya başlar. Bunun sebebi, büyümenin ilk aşamalarında sadece yüksek gelirli gruplar tasarruf yapabildiğinden, yüksek gelirliler yaptıkları tasarruflardan yüksek gelir elde ederek gelir eşitsizliğini arttırırlar. Ancak, büyümenin ileri aşamalarında sermaye bollaşacağından, düşük gelir grubundakiler de tasarruf yapıp gelir sağlayabileceğinden, bu durum zamanla gelir dağılımı eşitsizliğini azaltacaktır.
Gelir dağılımı etkileyen etmenler karmaşık olup, bir ülkeden diğerine büyük farklılıklar gösterebilmektedir. Bu konudaki çalışmalar, yüksek seviyelerdeki gelir dağılımı eşitsizliğinin büyümeyi olumsuz yönde etkilediğini öne sürmektedir. Gelir dağılımındaki eşitsizliğin yüksek olması aynı zamanda büyüme ve yatırım için lazım olan ekonomik ve siyasal kurumların oluşumuna da engel olmaktadır. Gelir eşitsizliğindeki artış ve fırsat eşitliği konularında iyileştirici önlemlerin yetersiz kalışı, büyümenin önemli unsurlarından olan piyasa entegrastonu ve dışa açıklık süreçlerine, siyasi çevrelerin ve halkın verecekleri destekleri önleyerek dünya ekonomisinde yaşanacak büyümenin önünde engel teşkil etmektedir. Büyümenin olumsuz etkilenmesinin bir başka sebebi de gelir dağılımında yaşanan adaletsizliğin yüksek olması sebebiyle siyasi ve sosyal istikrarı bozmasıdır.
Gelir dağılımı ve ekonomik büyüme ilişkisiyle farklı görüşler değerlendirildiğinde, hem ekonomik büyüme hem de gelir dağılımı verilerinin ülkelerin gelişmişlik düzeyi, toplumların siyasi, kültürel ve hukuki yapısı gibi birçok faktörden etkilendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, gelir eşitsizliğinin ekonomik büyümeyi olumlu etkilediğine ilişkin görüşler olsa da, gelir eşitsizliği arttıkça toplumsal huzursuzluk ve çatışma artmakta, ortaya çıkan adaletsiz yapı ekonomik verileri de olumsuz etkilemektedir. Ekonomik büyüme sadece rakamsal artışı yansıtmaktadır. Ekonomik büyüme ile birlikte sosyal gelişmenin de sağlanması gereklidir. Gelir eşitsizliğinin sadece rakamsal artışlara bakarak değerlendirmek, gelir dağılımındaki adaletsizlik kaynaklanan sosyal ve ekonomik problemleri çözümsüz bırakacaktır.
Perihan Elibüyük
Toplumsal analizleri ve özgün bakış açısıyla ajansımızın vizyoner kalemlerinden biri.
Tüm Makaleleri Görüntüle