Şahane Agahoğlu
Editoryal
21 Aralık 2025

Çınarın Maskesi Yok

Yazar Şahane Agahoğlu
Tüm Arşivi Gör

Bir çınarı tarif ederken süse gerek yoktur.

Kökü sağlam mı, gövdesi ayakta mı, gölgesi kime düşüyor; mesele budur. Türkiye bugün böyle bir çınardır. Maskesi yoktur. Ne olduğu, nerede durduğu, neyi savunduğu açıktır. Rüzgârla yön değiştirmez, fırtınayla kimliğini kaybetmez.

Ancak her büyük gövde, her köklü duruş gibi Türkiye de fitnenin hedefindedir. Çünkü fitne en çok, ayakta kalanları rahatsız eder. Kur’an’ın en sert uyarılarından biri fitne üzerinedir; zira fitne çoğu zaman düşman üniformasıyla değil, dost diliyle gelir. Morali bozar, safları gevşetir, haklı olanı savunmada bırakır.

Bugün Gazze’nin, Kudüs’ün ve Mescid- i Aksa’nın acısı üzerinden yürütülen bazı kampanyalarda bu dili görmek mümkündür. Mazlum adına konuştuğunu söyleyip Türkiye’yi hedef alan, direniş söylemi altında devlet aklını yıpratmaya çalışan bir çizgi dolaşıma sokulmaktadır. Bu, masum bir öfke değil; bilinçli bir daraltma girişimidir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “moral bozmaya çalışanlara aldırmayın” çağrısı bu yüzden sıradan değildir. Bu söz, bir siyasal tecrübenin, bir yürüyüş hafızasının özetidir. Türkiye, bugüne kadar neyi başardıysa; karamsarlık yayanlara, cesaret kıranlara, felaket tellallığı yapanlara rağmen başarmıştır. Yüzde 20 yerli sermayeyle başlayan bir iradenin bugün yüzde 80’lere ulaşması, tesadüf değil; istikrarlı bir mücadele sonucudur.

Türkiye’nin savunma vizyonu da bu çerçevede okunmalıdır. Mavi Vatan’dan siber vatana uzanan yatırımlar, saldırganlık değil; caydırıcılıktır. Kimsenin toprağında gözümüz yoktur, kimsenin egemenliğinde niyetimiz yoktur. Türkiye kriz ve kaos aramaz; istikrar ve güven üretir. Ancak hak ve hukuk çiğnendiğinde de susan bir ülke değildir. Bugün atılan her adım, savaşa hazırlanmak için değil; barışı, istiklali ve istikbali korumak içindir.

Bu duruş, ümmet bilincinin modern dünyadaki karşılığıdır. Sloganla değil; diplomasiyle, güç dengesiyle, vakarla yürütülen bir sorumluluktur. Türkiye bu yüzden yalnızca bir ülke değil; birçok mazlum için bir güven adresidir. Ve tam da bu yüzden hedef alınmaktadır.

Fitnenin iki yüzü burada devreye girer.

Bir yanda dini daraltan, rahmeti gölgeleyen, İslam’ı korku diliyle anlatanlar…

Diğer yanda seküler kibirle milletin inancını küçümseyenler…

Görünüşte zıt, özde aynı hedefe yürüyen iki uç: Türkiye’yi ve ümmeti zayıflatmak.

Tarih bu gerçeği defalarca göstermiştir. Osmanlı’nın son döneminde “hürriyet” ve “ıslahat” söylemleriyle ümmet bağları nasıl gevşetildiyse, bugün de Gazze bahanesiyle Türkiye’nin diplomatik alanı daraltılmak istenmektedir. Zihniyet değişmemiştir, sadece dil yenilenmiştir.

Bu noktada hatırlanması gereken ölçü Hz. Ebubekir’in sıddıkiyetidir. Zor zamanda safını netleştirmek, tereddüt üretmeden hakikatin yanında durmak…Bugün ümmetin en çok ihtiyaçduyduğu ahlak budur. Dünya susarken konuşabilmek, herkes geri çekilirken sorumluluk almak; bedel ödemeyi göze alan bir bilinçtir bu.

Türkiye’nin bugün yaptığı tam olarak budur. Bu yüzden rahatsızlık üretmektedir. Bu yüzden karamsarlık pompalanmakta, çınarın dalları üzerinden fitne devşirilmektedir. Oysa unutulan bir hakikat vardır: Çürük dallar ağacı yıkmaz. Kök sağlam ise gövde ayakta kalır.

Azerbaycanlı büyük şair Ahmet Cevat’ın annesinden aktardığı o vasiyet, bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır:

“Senin sevgin vatan olsun, millet olsun, ben olum; Sütüm sana haram olsun ihanet etsen, oğlum!”

Bu söz; vatanı, ümmeti ve Allah’a kulluğu birbirinden ayırmayan bir bilincin ifadesidir. Kim bu bağı koparmaya çalışırsa, hangi maskeyi takarsa taksın, fitnenin tarafındadır. Türkiye bir çınardır. Maskesi yoktur.

Gölgesiyle mazluma huzur verir, duruşuyla zalime sınır çizer.

Fitneciler gelir geçer, dallar kurur düşer.

Amakök imanla, gövde millet iradesiyle besleniyorsa; o çınar yıkılmaz

Şahane Agahoğlu

Gazeteci - Medyabir Haber Ajansı Azerbaycan Temsilcisi

Tüm Makaleleri Görüntüle