“SU DURDUKÇA BERRAKLAŞIR.”**
Türkiye yıllardır Çin’e ihracatı kendine bir “korku hikâyesi” gibi anlatıyor.
Kim sorsanız aynı cümle: “Çin büyük ama zor.”
Hayır. Bu ülkede zor olan Çin değildir.
Zor olan, Türkiye’nin Çin’i hâlâ bulanık bir zihinle okumaya çalışmasıdır.
Çinlilerin söylediği o etkileyici söz, bugünün Türkiye’sine tokat gibi geliyor:
“Su durdukça berraklaşır.”
Yani aceleyle hüküm verme; önce suyu durgunlaştır, önce anlamaya çalış.
Bizim yaptığımız ise tam tersi:
Suyu çamurlandırıyoruz, dibi görünmüyor diye de suçu Çin’e atıyoruz.
Gerçek şudur:
Çin’e ihracat zor değildir. Çin hakkında hiçbir şey bilmeden ihracat yapmaya çalışmak zordur.
Çin, dünyanın en sistemli, en düzenli ve en öngörülebilir pazarlarından biridir.
Bölge bölge talebi bellidir.
Alıcı profili nettir.
Lojistik akışı istikrarlıdır.
Dijital satış kanalları tüm dünyaya açıktır.
Ama Türkiye hâlâ Çin’i tek parça dev bir kara blok gibi algılıyor.
Biri çıkıp sormalı:
Biz bu pazarı gerçekten incelemiyor muyuz, yoksa incelemeye üşendiğimiz için mi “zor” diyoruz?
Doğu Çin dünyanın ithalat motoru…
Güney Çin inovasyonun, e-ticaretin kalbi…
Kuzey Çin kamu projelerinin merkezi…
Batı Çin büyüyen iç pazar ve düşük rekabet bölgesi…
Her bölgenin ne aldığı, neye ihtiyaç duyduğu, ne kadar ödediği ortada.
Bilene yol açık, bilmeyene karanlık.
Çin’e ihracat zor değil; zihniyet bulanıksa zor görünür.
Çinli alıcı kriz anında kaybolmaz, günübirlik karar değiştirmez, “abi bir bakarız” kültürüyle konuşmaz.
Kaliteyi sever, düzenli sipariş verir, uzun vadeli çalışır.
Yani Türk ihracatçısının aradığı her şey onda var.
Ama bizde hâlâ “Çin her şeyi üretir” diye dolaşan şehir efsaneleri var.
Evet, üretir. Ama üretmediği milyonlarca ürün var.
Üstelik kendi ürettiğini bile dışarıdan tamamlar.
Çin’in ithalat hacmi, Türkiye’nin toplam ekonomisini katlıyor.
Böyle bir pazara “zor” demek, cehaletin itirafıdır.
Sorun Çin değil.
Sorun, Türkiye’nin suyu sürekli bulandıran bakışıdır.
Araştırmayı reddeden, bölge farklarını bilmeyen, dijital ticareti anlamayan, önyargılarıyla hareket eden bir zihniyetin ürünüdür bu “zor” söylemi.
Su durdukça berraklaşır…
Çin’i gerçekten öğrenirsek berraklaşır.
Berraklaşınca pazar görünür.
Pazar görünce yol açılır.
Yol açılınca ihracat kolaylaşır.
Bugünün sert gerçeği şudur:
Çin’e ihracat kolaydır. Kolay olmayan, Türkiye’nin kendini değiştirmeye yanaşmamasıdır.