TEMU Kararının İç Piyasadaki Etkisi: Tüketiciyi Korurken Dengeler Bozuluyor mu?
Son dönemde iç piyasada uygulanmaya başlanan TEMU kararları, kamuoyuna ağırlıklı olarak tüketiciyi koruma amacıyla sunulmaktadır. Amaç nettir: iç piyasada fiyat istikrarını sağlamak, tüketicinin fahiş fiyatlarla karşılaşmasını önlemek ve arz güvenliğini korumak. Ancak uygulamanın sahadaki yansımaları, bu hedeflerin ne ölçüde gerçekleştiğinin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.
Fiyatlar Neden Düşmedi?
Bir düzenlemenin tüketici lehine çalıştığını söyleyebilmek için, en temel göstergelerden biri nihai satış fiyatıdır. TEMU kararının ardından ise birçok üründe tüketicinin aynı ürünü daha yüksek fiyatla satın almaya başladığı görülmektedir.
Bu durum şu soruyu gündeme getirmektedir:
Tüketici korunuyorsa, neden fiyat avantajı oluşmamıştır?
Burada sorun yalnızca fiyat artışı değil; rekabetin daralmasıdır. Alternatif tedarik kanallarının azalması, piyasanın doğal denge mekanizmasını zayıflatmakta ve fiyatların daha sınırlı aktörler tarafından belirlenmesine yol açmaktadır.
E-Ticaret Platformlarının Artan Ağırlığı
TEMU kararının ardından dikkat çeken bir diğer unsur, e-ticaret platformlarının piyasa içindeki ağırlığının artmasıdır. Ürün arzının belirli kanallarda yoğunlaşması;
- Küçük satıcıların rekabet gücünü azaltmış,
- Fiyat belirleme esnekliğini sınırlamış,
- Platformların pazardaki etkisini artırmıştır.
Bu tablo, tüketici için kısa vadede daha güvenli gibi görünse de, orta ve uzun vadede fiyatların yukarı yönlü baskılanmasına neden olabilecek bir yapı oluşturmaktadır.
Bu Düzenleme Üretici Lehine mi?
TEMU kararlarının üreticiyi desteklemek amacıyla alındığı da sıklıkla dile getirilmektedir. Ancak üretici cephesinde;
- Girdi maliyetleri hâlâ yüksektir,
- Finansmana erişim sorunları devam etmektedir,
- Satış fiyatları büyük ölçüde piyasa dışı aktörler tarafından belirlenmektedir.
Bu nedenle mevcut uygulamanın, doğrudan üreticinin rekabet gücünü artırdığı veya üretim maliyetlerini rahatlattığı söylenemez. Üretici ne fiyat belirleyici konuma gelmiş ne de pazarda daha güçlü bir aktör haline dönüşmüştür.
Sorun Niyette Değil, Uygulamada
TEMU kararlarının temel hedefi tartışmalı değildir. Ancak uygulama biçimi, piyasa dengeleri açısından yeni sorun alanları yaratmaktadır. Tüketiciyi koruma yaklaşımı;
- Rekabeti sınırlamadan,
- Piyasa çeşitliliğini azaltmadan,
- Belirli kanalları güçlendirip diğerlerini dışlamadan
kurgulanmalıdır.
Gerçek tüketici koruması, fiyatı doğrudan kontrol etmekten ziyade rekabeti canlı tutan bir yapı ile mümkündür. Dengeli Bir Revizyona İhtiyaç Var
Bugün gelinen noktada TEMU kararları, hedeflediği faydayı kısmen sağlasa da, iç piyasada fiyat, rekabet ve erişim dengelerini yeniden düşünmeyi zorunlu kılmaktadır.
Tüketicinin daha pahalıya ürün aldığı, üreticinin rahatlamadığı ve piyasanın daraldığı bir ortamda, düzenlemelerin etkilerinin yeniden analiz edilmesi kaçınılmazdır.
Daha kapsayıcı, rekabeti gözeten ve tüm paydaşları dengeleyen bir revizyon; hem tüketici hem üretici hem de piyasa sağlığı açısından daha sürdürülebilir bir yol sunacaktır.