2025 ARALIK AYI TÜFE ORANLARI
2025 yılının son ayında açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, Türkiye ekonomisinde enflasyonun hız kestiğini, ancak fiyat baskılarının yapısal olarak devam ettiğini gösteriyor. Aralık ayında TÜFE aylık bazda %0,89 artarken, yıllık enflasyon %30,89 seviyesinde gerçekleşti. Böylece yıllık enflasyon, bir yıl önceki %64,77’lik yüksek seviyenin oldukça altında kalsa da halen fiyat istikrarı açısından riskli kabul edilen eşiklerin üzerinde seyretmeyi sürdürdü.
Özellikle on iki aylık ortalamalara göre enflasyonun %34,88 düzeyinde kalması, fiyat artışlarının yalnızca geçici bir yavaşlamadan ibaret olmadığını; hane halkı bütçeleri ve sözleşme düzenlemeleri açısından enflasyonist geçmişin etkisini koruduğunu ortaya koyuyor.
Yıllık Enflasyonda Belirgin Gerileme Ama Tam Normalleşme Yok
2024 Aralık ayında %44,38 olan yıllık TÜFE artışının, 2025 Aralık’ta %30,89’a gerilemesi, para politikası sıkılaşması, iç talepteki kontrollü seyir ve baz etkilerinin birleşik sonucunu yansıtıyor. Ancak bu düşüş, enflasyonun “kontrol altına alındığı” anlamına gelmiyor. Aksine, fiyat artışlarının daha yavaş ama daha yaygın bir şekilde ekonominin geneline yayıldığı bir döneme işaret ediyor.
Nitekim COICOP sınıflamasına göre 143 temel başlığın 108’inde fiyat artışı yaşanmış olması, enflasyonun birkaç kalemle sınırlı olmadığını; hizmetlerden gıdaya, konuttan çeşitli tüketim gruplarına kadar geniş bir alana yayıldığını gösteriyor.
Konut Enflasyonu Ayrışıyor
Aralık 2025 verilerinde en dikkat çekici başlıkların başında konut grubu geliyor. Konut harcamalarında yıllık artış %49,45 ile genel enflasyonun oldukça üzerinde gerçekleşti. Bu kalemin yıllık enflasyona katkısı %7,52 ile gıdayı dahi aşmış durumda.
Kira artışları, bakım-onarım maliyetleri ve enerjiye bağlı giderler, konut kalemini enflasyonun en dirençli alanlarından biri haline getiriyor. Bu durum, özellikle sabit gelirli kiracı haneler açısından enflasyonun hissedilen boyutunun resmi TÜFE oranlarının üzerinde algılanmasına yol açıyor.
Gıda Fiyatları: Yıllıkta Ilımlı, Aylıkta Hızlı
Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış %28,31 ile manşet enflasyonun altında kalsa da aylık %1,99’luk artış, aralık ayında enflasyonu yukarı çeken temel unsur oldu. Aylık enflasyona katkının %0,48 ile en yüksek paya sahip olması, mevsimsellik, tedarik zinciri maliyetleri ve tarımsal girdi fiyatlarının hâlâ kırılgan bir yapıya işaret ettiğini gösteriyor.
Bu tablo, gıda enflasyonunun kontrol altına alınmasında yapısal tarım politikalarının önemini bir kez daha ortaya koyarken, kısa vadeli fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını da hatırlatıyor.
Ulaştırma: Aylık Düşüş, Yıllık Artış
Ulaştırma grubunda aralık ayında %1,03’lük aylık düşüş dikkat çekiyor. Bu düşüş, genel enflasyonu aşağı çeken sınırlı sayıdaki kalemden biri oldu. Ancak yıllık bazda %28,44’lük artış, ulaştırma maliyetlerinin hâlâ yüksek bir seviyede seyrettiğini gösteriyor.
Enerji fiyatlarının görece istikrarlı seyri ve talep tarafındaki yavaşlama, aylık düşüşte etkili olurken; geçmiş dönem akaryakıt zamları ve araç bakım maliyetleri yıllık oranı yukarıda tutmaya devam ediyor.
Çekirdek Enflasyon Göstergeleri Ne Söylüyor?
Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri, enflasyonun çekirdek dinamiklerine dair daha net sinyaller sunuyor. İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içkiler, tütün ve altın hariç B endeksi yıllık %31,66 artarken, aylık artış %0,78 oldu. Bu görünüm, manşet enflasyonla büyük ölçüde uyumlu bir seyir izliyor.
Daha dar tanımlı F endeksinde (yönetilen-yönlendirilen fiyatlar hariç) yıllık artışın %29,44’e kadar gerilemiş olması, talep kaynaklı baskıların belirgin şekilde zayıfladığını, buna karşılık maliyet ve hizmet fiyatlarındaki katılığın sürdüğünü gösteriyor.
Enflasyonun Sosyal ve Ekonomik Yansımaları
Aralık 2025 enflasyon verileri, makro düzeyde “yavaşlama” sinyali verse de mikro düzeyde gelir–harcama dengesindeki bozulmanın sürdüğünü ortaya koyuyor. Konut ve gıda gibi zorunlu harcama kalemlerindeki yüksek artışlar, düşük ve orta gelirli haneler üzerinde orantısız bir baskı yaratıyor.
Öte yandan, on iki aylık ortalamalara göre enflasyonun %34,88 seviyesinde kalması, ücret artışları, kira sözleşmeleri ve kamu ödemeleri açısından enflasyonun gecikmeli etkisinin 2026 yılına da taşınacağını gösteriyor.
Sonuç: Daha Yavaş Ama Daha Yapışkan Bir Enflasyon
Aralık 2025 TÜFE verileri, Türkiye ekonomisinin yüksek enflasyondan çıkış sürecinde olduğunu, ancak bu sürecin uzun ve dikkatli bir politika yönetimi gerektirdiğini ortaya koyuyor. Enflasyonun hızı düşerken, yayılımının genişlemesi ve bazı ana harcama gruplarında kalıcılık kazanması, mücadelenin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde para politikasının yanı sıra, konut arzı, tarımsal üretim ve hizmet sektörlerinde verimliliği artıracak yapısal adımlar, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesinde belirleyici olacak.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar