Zafer Özcivan
Editoryal
25 Aralık 2025

YENİ ASGARİ ÜCRETİN DETAYLARI

Yazar Zafer Özcivan
Tüm Arşivi Gör

Türkiye’de milyonlarca çalışan, 2025 yılının son günlerinde açıklanan 2026 yılı asgari ücret kararını büyük bir ilgiyle takip etti. 1 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek yeni asgari ücretteki artış, hem çalışanların cebine yansıyacak net gelir hem de işverenlerin ücret maliyetini etkileyen farklı kalemlerle birlikte dikkat çekici boyutlara ulaştı. Kamuoyu tarafından uzun süredir tartışılan bu zam, nihayet aralık ayı içinde yapılan Asgari Ücret Tespit Komisyonu görüşmeleri sonucu resmiyet kazandı. 

Asgari Ücrette Büyük Artış: Rakamlar ve Oranlar

23 Aralık 2025’te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2026 yılı için belirlenen asgari ücret rakamlarını açıkladı. Buna göre, yeni yılda aylık net asgari ücret 28.075,50 TL olarak belirlendi. Brüt ücret ise 33.030 TL olacak şekilde ilan edildi. Bu artış, 2025 yılı ile kıyaslandığında yaklaşık %27’lik büyük bir zam anlamına geliyor. 

Yeni asgari ücretle birlikte aylık olarak çalışanların eline geçen net gelir belirgin biçimde yükselirken, bu artışın ardında yüksek enflasyon ortamı ve yaşam maliyetlerindeki yükseliş gibi ekonomik göstergeler bulunuyor. TÜİK’in açıkladığı son enflasyon verileriyle birlikte ücret belirleyicileri, çalışanların alım gücünü koruyacak bir seviyeyi hedefledi.

Çalışanın Cebine Giren Gerçek Para

Yeni asgari ücretin brüt ve net ayrımı önem arz ediyor çünkü çalışanların eline geçen ücret, brüt tutardan çeşitli kesintiler yapıldıktan sonra belirleniyor. Brüt ücret üzerinden %14 SGK primi ve %1 işsizlik sigortası primi düşüldüğünde ortaya 28.075,50 TL net asgari ücret çıkıyor. 

Bu tutar, Türkiye’de tam zamanlı çalışanlar için yasal asgari gelir seviyesi olarak geçerli olacak. Ücretin günlük brüt karşılığı 1.101 TL civarında hesaplanırken, net günlük gelir yaklaşık olarak 935 TL bandında yer alıyor. Bu rakamlar, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamak açısından belirleyici olacak. 

İşverene Toplam Maliyet

Asgari ücret sadece çalışan açısından değil, işverenlerin maliyet hesaplarında da önemli rol oynuyor. İşveren, çalışana doğrudan ödediği ücretin yanı sıra çeşitli sosyal güvenlik ve prim yükümlülükleriyle karşılaşıyor. Yeni ücretle birlikte işverenin bir çalışan için aylık toplam maliyeti yaklaşık 40.874 TL olarak hesaplanıyor. Bu maliyet, SGK işveren payı, işsizlik sigortası gibi ek kalemlerle birlikte ortaya çıkıyor. Ayrıca devletin verdiği asgari ücret desteği de yaklaşık 1.270 TL seviyesine çıkarıldı. 

Bu maliyet artışı, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde ciddi planlama gerektiren bir unsur haline geldi. Kâr marjları ve işletme giderleriyle çalışan maliyetleri arasındaki denge, bundan sonra daha hassas değerlendirilmek zorunda kalacak.

Asgari Ücretin Ekonomik ve Sosyal Etkileri

Yeni asgari ücret zammı, milyonlarca çalışanın doğrudan gelirini artırırken, dolaylı etkileri de beraberinde getiriyor. Artan ücret seviyeleri, işsizlik maaşı, kıdem tazminatı tavanı, genel sağlık sigortası primleri, askerlik ve doğum borçlanmaları, stajyer ücretleri gibi birçok farklı ödeme kaleminin de yeniden biçimlenmesine neden oldu. Yani asgari ücretin artışı, sadece maaşlara yansıyan bir rakamdan ibaret değil; aynı zamanda iş güvencesi, sosyal güvenlik ve sosyal haklarda da geniş kapsamlı etkiler oluşturuyor. 

Aynı zamanda ekonomistler, bu büyük artışın enflasyonla mücadelede de bir araç olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Ücretlerdeki bu yükselişin iç talebi güçlendirerek ekonomik büyümeye katkı sağlaması beklenirken, aynı zamanda fiyatlar genel seviyesindeki artışın da bu taleple birlikte sürmesi ihtimali üzerinde tartışmalar sürüyor.

Tespit Süreci ve Müzakere Mekanizması

Asgari ücret her yıl olduğu gibi bu yıl da Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlendi. Bu üç taraflı komisyon; devlet, işçi ve işveren temsilcilerinden oluşuyor. Yıllık değerlendirmeler kapsamında aralık ayı içinde bir araya gelen taraflar hem ekonomik göstergeleri hem de enflasyon ve yaşam maliyetlerini dikkate alarak zam oranı üzerinde uzlaşmaya çalışıyor. Bu süreç bazen uzayan müzakerelere sahne olurken, nihai rakam üzerinde kamuoyu yakından bilgilendiriliyor. 

Geleceğe Yansımalar

Asgari ücrette %27’lik artış, özellikle düşük gelirli çalışanların gelir düzeylerinde önemli bir yükseliş sağlayacak. Ancak bu artışın enflasyonla beraber iş gücü maliyetlerine ve fiyat dengelerine etkisi, önümüzdeki dönemde ekonomik aktörlerin yakından izleyeceği bir konu olacak. Özellikle KOBİ’ler ve üretim sektörleri için maliyetlerin optimize edilmesi gerekecek. Ayrıca kamu politikalarının hem işverenleri hem de çalışanları dengeleyen düzenlemelerle desteklenmesi bekleniyor.

Sonuç olarak, 2026 yılı asgari ücreti sadece bir rakamdan ibaret değil; ekonomik, sosyal ve politik etkileriyle geniş bir perspektifte ele alınması gereken önemli bir toplumsal yanı olan bir karardır. 

Zafer Özcivan

Ekonomist / Yazar

Tüm Makaleleri Görüntüle